İzmir Ticaret Odası Ocak Ayı Olağan Meclis Toplantısı, Türkiye gündeminin öne çıkan başlıklarının yanı sıra küresel ticarette yaşanan kritik gelişmeler ve ekonomideki risk alanlarının kapsamlı biçimde ele alındığı bir oturum olarak gerçekleşti. 15 Temmuz Şehitleri Salonu’nda Meclis Başkanı Selami Özpoyraz’ın başkanlığında toplanan meclis, Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener’in güçlü mesajlarıyla dikkat çekti.
Toplantının en çarpıcı bölümlerinden biri, Nusaybin–Kamışlı sınır hattında Türk bayrağına yönelik gerçekleşen menfur saldırıya ilişkin yapılan açıklama oldu. Özgener, konuşmasında “Her bayrak saygıyı hak eder ancak dünyada hiçbir millet yoktur ki bayrağına namusu gibi baksın” sözleriyle salonda büyük bir birlik atmosferi oluşturdu. Türk bayrağının milletin ortak onuru ve yüzbinlerce şehit ile gazinin emaneti olduğunun altını çizen Özgener, “Ay yıldızlı bayrağımıza uzanan her el geçmişte olduğu gibi bugün de kırılmıştır, bundan sonra da kırılacaktır” ifadelerini kullandı.
Küresel Ekonomide Risk Senaryoları Yakından Takip Edilmeli
Özgener, konuşmasının devamında uluslararası ekonomide yaşanan güç dengesi değişimlerini değerlendirirken dünyayı etkisi altına alan siyasi ve ekonomik kutuplaşmaların Türkiye için yeni risk alanları doğurduğunu belirtti. Rusya’nın eski gücünü yeniden kazanma arayışında olduğu, Çin’in teknolojik kapasitesini küresel politik ve ekonomik nüfuza dönüştürdüğü, nükleer kapasiteye sahip belirsiz ülkelerin hareket alanını genişlettiği ve Avrupa Birliği’nin uzun süredir aradığı ekonomik sıçramayı gerçekleştiremediği bir uluslararası ortamda, Türkiye’nin çok dikkatli pozisyon alması gerektiğini vurguladı.
Özgener’e göre bu tablo, yalnızca devletler düzeyinde değil, ticari aktörler açısından da “beklenmedik senaryoların” yakından izlenmesini zorunlu kılıyor. İş dünyasının, değişen ekonomik yönelimlere uyum sağlama konusunda proaktif davranması gerektiğini ifade eden Özgener, küresel rekaberin her geçen gün daha da sertleştiğini hatırlattı.
AB–Hindistan Serbest Ticaret Anlaşması Küresel Dengeleri Değiştirebilir
Toplantının önemli gündem maddelerinden biri, Avrupa Birliği ile Hindistan arasında imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması oldu. Özgener, bu anlaşmanın dünya ticaretinin yönünü etkileyebilecek ölçekte stratejik bir yakınlaşma olduğunu belirtti.
AB ve Hindistan’ın toplamda 2 milyar insanın yaşadığı devasa bir serbest ticaret bölgesi oluşturmayı hedeflediğini ifade eden Özgener, bu durumun küresel rekabeti ciddi şekilde değiştireceğini söyledi. Özellikle Hindistan’ın AB’ye uyguladığı gümrük vergilerinde yapılacak büyük indirimlerin, pek çok sektörde Avrupa firmalarına avantaj sağlayacağını vurguladı.
Anlaşmanın öne çıkan sektörleri arasında otomotiv, makine, kimya ve ilaç bulunuyor. Özgener, Hindistan’ın otomobillere uyguladığı %110’luk verginin %10’a düşürülmesinin, otomobil parçalarına uygulanan vergilerin 5–10 yıl içinde tamamen kaldırılmasının küresel pazarları yeniden şekillendireceğine dikkat çekti. Kimyasallar, tarım, gıda ve makine ürünlerinde de çift taraflı tarifelerin önemli ölçüde kaldırılmasının planlandığını belirtti.
Türk İhracatçısı İçin Pazar Kaybı Riski
Türkiye açısından anlaşmanın doğrudan bir risk barındırdığına vurgu yapan Özgener, AB’nin Türkiye’nin yer almadığı STA’lar imzalamasının ciddi bir rekabet dengesizliği oluşturduğunu dile getirdi. Türkiye’nin Gümrük Birliği’nde olmasına rağmen bu anlaşmalara taraf olamamasının, sonuçlarından ise fiilen etkilenmesinin “asimetrik bir rekabet baskısı” yarattığını ifade etti.
Özgener, Hindistan’da üretilen pek çok ürünün AB pazarına düşük gümrüklü girmesinin Türk ihracatçısı için pazar kaybı riski oluşturduğunu belirtti. Çünkü Türkiye, AB’ye ihracatta avantajlı konumdayken, Hindistan menşeli ürünlerin düşük maliyetle Avrupa’ya girmesi bu avantajı zayıflatıyor.
Bu nedenle Gümrük Birliği’nin kapsamlı biçimde revize edilmesinin artık ertelenemez bir zorunluluk olduğunu söyleyen Özgener, Türkiye’nin dış ticaret dengesini koruyabilmesi için hızlı aksiyon alınması gerektiğini belirtti.
Enflasyon Beklentileri ve Makro Denge Yönetimi
Mahmut Özgener, konuşmasının son bölümünde Türkiye ekonomisine dair değerlendirmelerde bulundu. 2025 boyunca enflasyonun ekonomi gündeminin merkezinde olduğunu söyleyen Özgener, 2026’ya girerken fiyat istikrarı başlığının hem reel sektör hem dış ticaret hem de finansal piyasalardaki etkisini artırarak sürdürdüğünü ifade etti.
Hane halkı ve piyasa aktörlerinin enflasyon beklentilerinin hâlâ yüksek olduğuna dikkat çeken Özgener, ekonomi yönetiminin kararlı mesajlarının önemine vurgu yaptı. Türkiye’nin dış ticarete duyarlı ekonomik yapısı nedeniyle makro dengelerin eş zamanlı yönetilmesinin kritik bir unsur olduğunu belirtti.
Yeni dönemde Türkiye ekonomisinin temel meselesinin “büyümeyi desteklemekten ziyade büyümeyi doğru yönetmek” olduğunu ifade eden Özgener, sektörlerin dış talep koşulları, kur dengesi ve reel ekonomik kapasite çerçevesinde daha stratejik bir konumlanmaya ihtiyaç duyduğunu söyledi. İhracat, döviz kuru ve reel ekonomi arasındaki hassas dengenin, Türkiye’nin dayanıklılığını belirleyecek en kritik alanlardan biri olacağını dile getirdi.
Toplantı Görüş ve Önerilerle Tamamlandı
Olağan Meclis Toplantısı, meclis üyelerinin sektörlerine ilişkin taleplerini ilettiği soru–cevap bölümüyle tamamlandı. İzmir Ticaret Odası yönetimi, gündemdeki ekonomik gelişmeleri yakından takip ederek iş dünyasını bilgilendirmeye devam edeceğini belirtti.

